Alışveriş-Ev

Mutfakta Yaptığımız 9 Büyük Yanlış

152Okunma

Nasıl karnıyarık pişireceğinizi, en iyi avokadoyu seçeceğinizi ve her seferinde mükemmel yumurta haşlamayı biliyorsunuz. Kısaca mutfak sizden sorulur. Fakat gene de tüm gayretinize rağmen doğal olarak hata yapabilirsiniz. Karşınızda mutfakta yaptığımız 9 büyük yanlış ve çözümleri.

1. Meyveleri ve sebzeleri aynı bölmede saklamak

Yiyecekleri buzdolabında saklayarak ömürlerini uzattığımızı ve taze tuttuğumuzu herkes bilir. Fakat bu yiyeceklerin nasıl saklanması gerektiği konusunda pek çok insan hata yapar. Bu hatalardan en önemlisi de meyveleri ve sebzeleri buzdolabının aynı bölmesinde saklamaktır.

Bazı meyveler (elma ve muz gibi) etilen gazı salar ve bu da aynı yerde bulunan sebzelerin zamanından önce bozulmasına neden olur. Bu yüzden de ayrı yerlerde tutulmaları gerekir. Ayrıca hazır el atmışken; şeftali, erik ve kayısı gibi çekirdekli meyveleri buzdolabının dışında saklayın. Çünkü soğuk hava bu tür meyvelerin dokusunu lapalaştırır.

2. Sıcak yiyecekleri plastik kaplarda saklamak

Besin güvenliği uzmanlarına göre, sofrada kalan yemekleri buzdolabına ne kadar erken aktarırsanız o derece etkin bir şekilde yiyecek zehirlenmesine neden olan zararlı bakterilerin önüne geçersiniz. Artan yemekleri sıkıca saklayarak öğün aralarındaki atıştırmaları da zorlaştırabilir ve daha düzenli beslenebilirsiniz.

Fakat yemekleri neyin içinde sakladığınız önemli bir konudur. Plastik yemek kapları, BPA ve BPS gibi endokrin engelleyici kimyasallar içerir. Bu kimyasalları; obezite, ürolojik problemler ve hatta kanserle ilişkilendiren araştırmalar bulunuyor. Bu kaplarda sıcak yemek saklamanız durumda ise kimyasallar yemeğe daha kolay bir şekilde bulaşır. Çözüm ise basit: Cam ve seramik kaplar kullanmak.

3. Baharatları son tanesi bitene kadar saklamak

Baharatlar ve kurutulmuş otlar pahalı olabilir ve yiyecek israfının kötü bir şey olduğunu da herkes bilir. Fakat saklanan baharatların ve otların tadı bir iki yıldan sonra kaçmaya başlar. Her ne kadar bir sağlık problemi yaratmasalar da, tadı kaçan baharatları tüketmenin bir manası kalmaz.

Bu doyumsuz tatları muhafaza etmenin en basit yolu, baharatları ve otları ufak miktarlarda satın almaktır. Bu besinleri ufak, hava kaçırmayan kavanozlarda ve kaplarda, ısı ve ışıktan uzak tutarak saklayarak tat ömrünü kolayca uzatabilirsiniz.

4. Yemeği fırının kapısını açarak kontrol etmek

Yanmış makarna veya böreği kimse sevmese de, sürekli kapağı açarak durumlarını kontrol etmek kötü bir alışkanlıktır. Fırının kapısı açıldığında içeride bulunan sıcaklığın büyük bölümü dışarı kaçar. Bu yüzden yemek eşit bir şekilde pişmez ve hazırlanması daha uzun bir süre alır.

En iyisi, pişirmenin yarısında yemeği tek bir kez kontrol etmektir. Çoğu fırın eşit bir şekilde ısınmadığı için kontrol esnasında pişirme kabını çevirmeniz de faydalı olacaktır. Ayrıca çoğu fırında bulunan dahili lamba sayesinde yemeğinizi kapağı açmadan da rahatça gözetleyebilirsiniz.

5. Buzdolabının üstüne yiyecek saklamak

Soğukta tutulması gerekmeyen yiyecekleri buzdolabının üstünde tutmak pratik bir yöntem gibi gelebilir. Fakat buzdolabınızın dışı ısı yayar ve üstünde tuttuğunuz yiyecekler bu ısıya maruz kalarak daha hızlı bir şekilde bozulurlar.

Ekmek ve fırından çıkan yiyecekler; ısı, nem ve ışık sayesinde büyüyen küf yüzünden bu gibi bir durumda daha savunmasızdırlar. Bu yiyecekleri daha uzun süre muhafaza etmek için, buzdolabı  veya kilerinizin at bölmesi gibi serin ve soğuk yerlerde, ağzı sıkıca kapatılmış olarak saklayın.

6. Tavalara yapışmayı önleyen sprey sıkmak

Bu spreyler bazı yiyecekleri pişirmede kolaylık sağlayabilir. Fakat spreyler çoğu zaman basit birer sebze yağı olmaktan öteye gider. Pek çok geleneksel sprey, polidimetilsiloksan içerir. Bu kayganlaştırıcı madde saç bakımı malzemelerinde de kullanılmaktadır.

Her ne kadar polidimetilsiloksan maddesinin sağlık için bilinen olumsuz bir etkisi olmasa da bazıları için itici gelebilir. Fakat spreyiniz tereyağı tadı veriyorsa muhtemelen diyasetil isimli bir kimyasal içeriyordur ve bu maddenin akciğer kanseriyle ilişkili olduğu ispatlanmıştır.

Çözüm? Spreyi boş verin ve onun yerine tuzsuz tereyağı, kanola yağı ya da Hindistan cevizi yağı kullanın. Zeytin yağını da daha özel lezzetler için saklayın.

7. Sebzeleri çok yüksek derecelerde pişirmek

Son derece yüksek bir ısıdaki fırınınızla çıtır ve lezzetli yiyecekler yapabileceğinizi düşünebilirsiniz ama çok yüksek ısıda sebzelerin içi pişene kadar dışı yanarak ziyan olur. Tüm sebzeler için ortak bir mükemmel ısı olmasa da çoğu 200 derecede iyi pişer.

Ne kadar süre pişireceğinizi ise sebzelerin kalınlığı ve büyüklüğü belirler. Örneğin kalın kesilmiş kızartmalar, ince taze fasulyeye göre daha uzun sürede tamamlanır. Ayrıca pişirme kabının kalabalık olmamasına ve her parçanın arasında yeterli boşluk olduğuna dikkat edin.

8. Bıçakları bulaşık makinesine koymak

Zamanında jilet gibi keskin olan bıçaklarınız şimdilerde soğan veya havuç doğrarken zorluk mu çıkarıyor? Bunun nedeni bulaşık makineniz olabilir. Bazı bulaşık makineleri son derece yüksek su basıncına sahiptir ve bu yüzden bıçakları çabucak kör ederler.

Bıçakları makine yerine lavaboda yıkayarak ömürlerini uzatabilirsiniz. Aynı şey mutfak robotları ve blendır bıçakları için de geçerlidir. Bıçaklarınızın verimliliğini ve ömrünü artırmak için sıcak, sabunlu suda yumuşak süngerle veya bezle temizleyin ve hemen kurutarak yerlerine koyun.

9. Eve varır varmaz sebzeleri ve meyveleri yıkamak

Sebze ve meyveleri aldıktan hemen sonra temizlemeniz, artık  tüketime hazır oldukları anlamına gelir. Eğer yıkadıktan sonra bu sebze ve meyveleri buzdolabında bir süre saklarsanız daha çabuk bozulabiliyorlar. Bazıları bozulmakla kalmayabilir ve küflenerek sağlık için daha tehlikeli hal alabilir.

Bunun çözümü ise tabi ki son derece basit: Aldıktan hemen sonra değil, kullanmadan hemen önce yıkamak. Bir istisna dışında, mantarlar. Mantarlar gözenekli ve geçirgen oldukları için suyu emerler ve fazla yumuşarlar. Bu yüzden de bunları nemli bir bezle veya kağıt havluyla temizlemek gerekir.