İş

İş Seyahatleri İçin Dünya Çapında En İyi 10 İş Oteli

15Okunma

Günümüzde online konferans teknolojileri yaygınlaşmış ve iş ilişkilerini her zamankinden daha pratik hale getirmiş olabilir. Fakat bu, iş gezileri düzenlemek için geriye iyi sebepler kalmadığı anlamına gelmiyor. İş amacıyla dünyanın farklı ülkelerine seyahat edenlerdenseniz, gezilerinizi problemden uzak ve hatta eğlenceli hale getirecek otellere göz atmanızda fayda var.

İş gezilerinizde olur da yanlış bir otel seçimi yaparsanız geçireceğiniz o birkaç gün kolayca çileli ve hatta bıktırıcı bir sürece dönüşebilir. Ayrıca iş seyahatinizin “iyi” geçmesi için artık ücretsiz Wi-Fi ya da odanızda bulunan kahve makinesinden ötesinde talepleriniz olmalı. İyi bir otel tercihi yapmak sizi sadece mutlu etmekle kalmayacak, dolayısıyla iş ilişkilerinizde başarılı olmanızı da yardımcı olacak.

1. Peninsula (Şangay, Çin)

Peninsula otelinin Bund kenarında dikilmiş granitle kaplı binası, çevresindeki Art Deco mimarisiyle süslenmiş yapıların, Şangay Kulübü’nün ve Barış Otelinin adeta Modernist bir yansımasını temsil ediyor. Mimar David Beer ve iç mimar Pierre-Yves Rochon, otelin asansörlerini sarı metal alaşımı ve maun rengiyle bezemiş. 235 tane misafir odası, gofrajlı cam lambalar ve siyah vernikli paravanlarla iş gezginlerinin takdir edeceği 21. yüzyıl konforunu sağlıyor. Bu ferah otelin odalarında VoIP telefonları, taşınabilir kontrol panelleri ve spa küvetleri yer alıyor.

2. Ritz-Carlton (Dubai, BAE)

Dubai finansal merkezinin göbeğinde yer alan bu otelin çarpıcı tarafını 130 parçadan oluşan sanat koleksiyonu oluşturuyor. Bu parçaların en ünlüsü olan üç metrelik alüminyumdan yapılmış köpek balığı, lobide bulunan şelalede yer alıyor. Sanat tutkunları için kaçırılmayacak bir otel olan Ritz-Carlton’ın sanat koleksiyonu, şehrin Opera Galerisi tarafından düzenli olarak değiştirilerek müşterilere her seferinde taze ortam sunuyor. Ayrıca son derece düşünceli otel çalışanlarının özverili hizmeti de müşteri deneyimine değer katan bir başka önemli özellik olarak dikkat çekiyor.

3. Stafford (Londra, İngiltere)

Bu incelikli mülkte herkes için bir şeyler bulunuyor. Otelin yenilenmiş ana binasında geleneksel motiflerle süslenmiş zevk sahibi odalar yer alıyor. Otelin Carriage House binasının kırsal bir havası var ve Stafford Mews binasında ise sonsuz gibi görünen geniş bir alanı kaplayan modern süitler bulunuyor. Ayrıca yine kırsal bir estetikle süslenmiş Lyttelton restoranında neredeyse aradığınız her şeyi bulmanız mümkün. Otelin Amerikan barında duvarlarda asılı bulunan 3 binden fazla hatıra eşyası (fotoğraflar, kravatlar, uçak modelleri vs) oldukça ilgi çekici. Burgundy ve Bordeaux gibi ünlü şaraplar sunan şarap mahzeni ise ağız adınızı şımartmaktan da öteye gidecek.

4. Europa (Belfast, Kuzey İrlanda)

İş seyahatlerinde yediklerinize önem vermelisiniz. Bu yüzden keşke çok daha fazla otel, 272 odalı ve çatı bahçeli Europa’yı örnek alsaydı. Otelde yayla muzu, dağ kekiği, maydanoz, ada çayı ve frenk soğanı gibi malzemeler sadece yemeklerde kullanılmakla kalmıyor, aynı zamanda kokteyllere de tat katmak için kullanılıyor. Otelin 17 toplantı odası bulunuyor ve aynı anda 1.200 kişiyi ağırlayabiliyor. Europa’nın konumu da oldukça ideal ve kolay ulaşım için son derece uygun. Otel aynı zamanda Bill Clinton gibi pek çok ünlü tarafından da tercih ediliyor.

5. Rancho Valencia (Santa Fe, Kaliforniya, ABD)

San Diego’dan 30 dakika sürüşlü bir uzaklıkta bulunan Rancho Valencia otelinin ulaşım açısından pek ideal olmadığını itiraf söylemek lazım. Fakat belki otelin bu özelliği tam da aradığınız şey olabilir! Yeşille kaplanmış, sınırsız konforla ve çeşitli aktivitelerle donatılmış Relais & Chateaux mülkü, açıkçası her türlü gezgini cezbedecek bir çekiciliğe sahip. Saygılı ve düşünceli çalışanlarıyla ziyaretçileri memnun gönderen otelin odalarının sahip olduğu estetik ise kendine hayran bırakıyor. Çiftlik tarzındaki mimarisiyle Orta Amerika ambiyansı sunan otelin meşe yer döşemeleri ve renkli tasarım ifadelerinin yanı sıra derin küvetleri ve özel balkonları da bulunuyor.

6. L’Hotel de Sers (Paris, Fransa)

Bu şık ve son derece zarif köşk, 8. yüzyılda Marquis de Sers’in özel malikanesi olarak kullanılmış. Kraliyet izlerini taşıyan bu mülkiyet aynı zamanda modern çizgiler de barındırıyor. Yaldız çerçeveli yağlı boya tablolardan oluşan sanat galerisine ilaveten, otel mimarisinin ve tasarımının sergilediği pürüzsüz minimalizm, tüm o şaşalı 19. yüzyıl estetiğini gölgede bırakıyor. Temiz, çağdaş çizgilerle bezeli aydınlık odalar, mutluluk uyandıran renklerle tamamlanmış. Portre galerisinde konsantre olarak kendinizi dinleyebilir ya da çok amaçlı restoranında iş yemeklerinizi yiyebilirsiniz. Otelde ayrıca sauna ve masaj hizmetlerinden de faydalanabilirsiniz.

7. Raffles (İstanbul, Türkiye)

İstanbul’daki çoğu lüks otelin aksine, Raffles İstanbul’da Bizans veya Osmanlı dönemlerine ait genel bir tema kullanılmamış. Bunun yerine modern ve özgüvene sahip bir Türkiye sembolü ekseninde biçimlenen bir tasarım çizgisi benimsenmiş. Kurulduğundan beri canlı bir ticaret merkezi haline gelen Zorlu Center üzerinde yükselen otelin özellikle devasa lobisi dikkat çekiyor. Otelin tüm umumi alanlarında Türk ve uluslararası sanat eserlerinden oluşan eklektik bir karışım kullanılmış. Tüm müşterilere özel bir kahya atayan Raffles İstanbul’da çocuk kulübü, restoran, havuz, spa, sauna ve fitness merkezi gibi pek çok etkinlik ve dinlence alanları bulunuyor. Yabancı misafirlerinizi ağırlarken de bu oteli listenizin ilk sıralarına alabilirsiniz. Sizi mahcup etmeyecektir.

8. Adlon Kempinski (Berlin, Almanya)

Berlin’in tarihi ve lüks otellerinden biri olan Adlon Kempinski, görkemli Brandenburg Kapısı’nın hemen yanında yükseliyor. 1907’de inşa edilen otel, 1945’te 2. Dünya Savaşı bitmeden önce bombardımana uğrayarak yıkılmış ve 1997’de yeniden açılmış. Otelin umumi alanları Karara mermeri ve vitraylar ile dekore edilmişken, ziyaretçi odaları ve süitler 1920’lerden esintiler sunan sırmalı ipek ve kiraz ağacı ahşabıyla şekillendirilerek masraftan kaçınılmamış. Yol savaşçıları bu zevk sahibi otelin konforlu spasında en iyi şekilde rahatlamak isteyecektir.

9. Palace Hotel (Tokyo, Japonya)

Japonya, toplum yapısı ve gelenekleriyle dünyanın geri kalanından çok farklı yapıya sahip bir ülke. İş gezilerinde olası gaflardan kaçınmak çok önemli. Bu sebepten, Palace Hotel’in yönetimi enteresan bir fikirle inisiyatifi ele almış. Bu doğrultuda yabancı müşterilere ülkenin geleneklerini anlatan 4 saatlik özel bir seans sunuluyor. İş ilişkilerinizde size avantaj sağlayacak bu öğrenim süresinde, nasıl kartvizit takası yapılacağı, yemeklerde nasıl davranılacağı ve vücut dilinin Japon toplumundaki önemi üzerinde duruluyor. Marunoçi bölgesinde yer alan otelin estetiğinde ise insanın içini açan kimono renklerinden faydalanılmış. 4 saat size uzun bir süre gibi gelebilir fakat muhtemelen burada öğreneceklerinizi daha sonra yakın çevrenize anlatmak için can atacaksınız.

10. Trident Nariman Point (Bombay, Hindistan)

Düzenli iş gezilerine çıkanlar çoğu zaman ziyaret ettikleri şehri tanımak ve görmek isterler. Eğer Bombay’a yolunuz düşer ve Trident Nariman Point otelinde kalmayı tercih ederseniz, en az 3 gece kalma şartıyla özel bir şoför rehberliğinde dört saatlik bir şehir gezisine çıkabilirsiniz. Yaklaşık 1.000 metre kare bir alanı kaplayan otelde Bombay’ın en büyük konferans salonlarından bazıları ve onlarca mekan bulunuyor. Fırsat bulup otelin havuzuna uğrarsanız, otel müşterilerine ücretsiz sunulan su ve güneş yağı hizmetinden de faydalanabilirsiniz.